Uzun bir aranın ardından yeniden merhaba. Yaklaşık bir aydır bloga birşeyler yazmıyorum. Gerek okul, gerek dershane, bilgisayar sayfasını bir süreliğine kapatmış olmam bunun sebebi. Gerçi yine yazacak birşey bulamıyorum ama olsun. Iki üç gün önce, üniversite sınavına başvurmak için form felan aldım. Bu aralar olan tek farklılık o. Yoksa onun dışında herhangi bir değişiklik yok. Hayattayım merak etmeyin
. Görüşmek üzere
Uzun bir aranın ardından yeniden merhaba. Evden laptop’u kaldırmam, internete bir süre ara vermem nedeniyle pek ilgilenemiyorum sayfa ile. Ayrıca bu aralar baya da yoruluyorum. Okul, dershane, ev arasında git gel bir süreden sonra o kadar sıkıcı bir hal alıyor ki bunu çeken bilir. Tek merak ettiğim herşeyi hakediyor muyum? Annemin, babamın son zamanlardaki davranışlarını şöyle bi gözümün önüne getiriyorum da, benden bekledikleri, iyi bir geleceği acaba ne zaman onlara göstereceğim bunu merak ediyorum. Havaların kapalı olması, yazılıların olması ve yazılıların bir dert haline gelmesi canımı sıkıyor bu aralar. Ne yapacağım ne yapmalıyım bilmiyorum bu aralar. Öyle geçiyor bakalım zaman. Bu yazımı okuyan kişi, okuduğun için teşekkür ederim sana ayrıca. Beni takip et.
Hiçbir yorum yok. Sadece ayıp ve yazık. Tarih önemli. Not ola… Yakın arkadaşını dikkatli seç
Kenan İmirzalıoğlu hayranı olan bir izleyici olarak, şuan’a kadar tüm filmlerini izledim, dizilerini takip ettim. Ezel’in başlamasının ardından bir kere bile kaçırmadan izlemeye devam ediyorum. Ancak Ezel bazı noktalarda sıkıcı olmaya başladı. Neden bilmiyorum ama bazen dizi çok saçma geliyor, sıkıcı oluyor. Bilmiyorum sadece bana mı öyle geliyor?! Hani bir yandan da eğer olurda senaryo yazarları bloguma uğrarda (!) bu yazımı okursa, senaryo üzerinde oynama yapmaları daha mantıklı birşeyler çıkmasına yardımcı olacağını düşünüyorum.